Kayıp Parça ile Büyük O’nun aşkı… shel silverstein’dan bi masal…
İmkansız olan şeyler vardır bilirsin
Yaşlanmamak gibi, ölmemek gibi
Ve seni sevmemek cigan gözlüm
Mümkün değil ki
Çıkarıp atamam içimden
Neyleyim yer etmişin bir kere
Ne zaman elime bir kağıt alsam
Siner güzelliğin kelimelere
Yumsam gözlerimi seni seyrederim
Devamlı bir musiki kulaklarımda sesin
Mevsimler seninle başlar, seninle biter
Yıl oniki ay benimlesin
Ne zaman bir gemi görsem limanda
Alıp başımı seninle gitmek isterim
Umurumda değil bu oyunlar, bu düzenler
Anlasana; seni arıyor ellerim
İmkansız düşünmemek gecelerce seni
Ve sevmemek ömür boyunca, bir gün değil
*Başka çaremiz yok, beni unut* demiştin
Mümkün değil cigan gözlüm, mümkün değil.
Ümit Yaşar Oğuzcan
Senegal
5th Ave., NY
Katmandu, Nepal
Tokyo, Japan
Rome, Italy
Palastinian Refugee Camp in Hebron
Phom Phen, Cambodia
Rio de Janeiro, Brazil
from James Mollison’s book Where Children Sleep
(Source: mymodernmet.com, via olmasamdaolur-deactivated201204)
O ağlamaz. O konuşmaz ulu orta. Saçı sakalı birbirine karışır, belki günlerce aynı çorabı giyer, çok fazla sigara içer, rakı sofralarında iç çeker de; tek kelam etmez.
O unutur mu sanıyorsun? Artık sevmez mi?
Köpekler gibi sever hala. Rüzgarda uçuşan saçlarına artık dokunamamak yakar ellerini, gıkını çıkarmaz. Kalbi ağzına gelir, girip yatamaz yanına. Koklayamaz bebek kokan gerdanını.
O umursamaz mı sanıyorsun? Kıskançlıktan kanı çekilir de, kolundan tutup sürükleyemez. O özlemez mi sanıyorsun sen? Nasıl özlemez, nasıl! Ölür ulan. Yine kucağına otursan da, kemiklerini kırana kadar sarılsa istemez mi sanıyorsun sana.
O kaçar. Dayanamaz bütün bunlara, uzaklara gider. Bambaşka insanlarla, seni hatırlatacak en ufak hatıranın olmadığı yepyeni bir hayat kurar kendine. Sana hiç benzemeyen bir kadın bulur, sevişir onunla. Yabancı bir koku burnunu sızlatmaz mı sanıyorsun. O kahrolmaz mı sanıyorsun sen?
İçinde ne fırtınalar kopar da, sırf sen üşütmeyesin diye derin derin nefes almaz. Erkek adam, nasıl donduğunu hiç belli eder mi.
Susarak, kaçarak, içerek, uzaklara dalarak, düşünmemeye çalışarak, sahte geyik muhbbetlerine sahte kahkahalar atarak, çok mutluymuş gibi gözüküp, geceleri o lanet yatağa yattığında dişlerini sıkarak kopar kadınından.
Bağıra bağıra susarak yaşar acısını.
Erkek adam nasıl öldüğünü, hiç belli eder mi.
(via kokhucre-giovannier)
(via 180mm)
Bilmiyorum dostum..Sanırım kesinleşti..
Summer’a resmen aşık oldum..
Gülüşünü seviyorum.
Saçlarını seviyorum.
Dizlerini seviyorum.
Boynundaki kalp şekilde olan doğum lekesini seviyorum.
Konuşmadan önce bazen dudaklarını yalamasını seviyorum.
Gülerken çıkardığı sesleri seviyorum.
Uyurkenki halini seviyorum.
Bu şarkıyı her duyduğumda aklıma onun gelmesini seviyorum.
Bana hissettirdiklerini seviyorum.
Sanki herşey mümkünmüş gibi..
Sanki..Yaşamaya değermiş gibi..
Summer’dan nefret ediyorum..
Yamuk yumuk dişlerinden,1960’lardan kalma saç kesiminden..
Kemikli dizlerinden..
Boynundaki ezilmiş hamam böceğine benzeyen lekeden nefret ediyorum..
Konuşmadan önce dudaklarını yalamasından nefret ediyorum.
Gülerken çıkardığı sesten nefret ediyorum.
Bu şarkıdan nefret ediyorum!.
Bir yanım unutmak istiyor..
Bi yandan da,bu evrende beni mutlu edebilecek tek insanın o olduğunu biliyorum.
~ 500 Days Of Summer
(via gaylussacdessert)
artık uzak bir yerde nefes alıp veriyorsun,
hiçbir şeyin hatırı yokmuş gibi.
gülümsüyorsun sahte yüzlere
ve ben güveniyorum geri gelmeyişine.
beklemiyorum ama seni.
senin gibisi gelmez demiştim,
senin gibisi gelmesin zaten.
bir kere fazladan öldüm
bir kere daha istemiyorum
ama sen
beni düşündükçe
unutamayacaksın biliyorum
ve ben
seni düşündükçe
unutmaya başlıyorum.
ceyhun yılmaz
(sensiz harfler, vefa’t, sf:75)
(via rainbower)
Daha önce kıymetli dostlarım Kerem İlter (aka Mezar Turizm) ve Yiğit Tok (aka Dolap Yiğit), Seviyeli Paylaşımlar adlı seviyeli bloglarında “...
Senden sonra söndüm yakan yok
#gununbonussarkisi
Gece - Ben Öldüm
Kayıp Parça ile Büyük O’nun aşkı… shel silverstein’dan bi masal…